AKP’nin hikmetinden sual olunur! [ MELİKE İLGÜN GAZETEPORT 18 Mart 2008 ]
Açlık sınırı yükseldikçe yükseldi. Aralık 2002’de 337 milyon YTL olan dört kişilik ailenin açlık sınırı 775 YTL’ye çıktı. Son üç yılda kiralar yüzde 74.2, dolmuş fiyatı yüzde 52.7, devlet hastanesinde ameliyat fiyatı yüzde 64.6 yükseldi. Ama enflasyon oranı alınırken mesela maç biletlerine, mesela çamaşır iplerine göre hesaplama yapıldı. Kişi başına düşen gelir 7500 dolar yalanlarıyla gazete manşetlerinden Türkiye kandırıldı. Hiçbirinizin sesi çıkmadı.
Hızlandırılmış trenler hızlandırılmış tabutlara döndü. Kanalizasyon çukurlarında art arda çocuklar öldü. Topraktan zehirli variller çıktı. Hiçbirinin gerçekten hesabı sorulmadı. Unutuldu, unutturuldu. Hiçbirinizin sesi çıkmadı.
Anadolu’da içkili yerlerin ruhsatları ellerinden alındı. Kırmızı sokak uygulamalarına göz kırpıldı. Belediye tesislerinde harem selamlık aldı yürüdü. Memlekete basketbolu sevdiren bira firması sponsorluk vergisi adı altında bin bir numarayla basketboldan vazgeçme noktasına bile getirildi. Hiçbirinizin sesi çıkmadı.
Sosyal güvenlik yasası adı altında çalışanın canına okumanın hesapları yapıldı. Yasaya karşı çıkan sendikalara gözdağı verildi, eyleme katılacak olanlar bakanlar tarafından tehdit edildi. Yıpranma hakkı gasp edildi. Hiçbirinizin sesi çıkmadı.
Yerel seçimlerde AKP İzmir’i alabilsin diye yeni yeni ilçeler yaratıldı. AKP’ye oy vereceği tahmin edilen ilçeler ile vermeyeceği tahmin edilen ilçeler birbirine karıştırıldı. Hiçbirinizin sesi çıkmadı.
Memlekette ne varsa babalar gibi satıldı. Ülkeyi yönetmekle mükellef olanlar görevini şaşırdı, kendini ülkeyi pazarlamakla mükellef sandı. “Deliğe süpürmeyin, bu adamı kullanın” dendi. Hiçbirinizin sesi çıkmadı.
Kuzey Irak’ta Türk askerinin başına çuval geçirildi. PKK tarafından kaçırılan er Coşkun Kırandi 25, polis memuru Hakan Açıl 110 gün rehin edildi. Üstüne bir de 8 askerin kaçırılması, sonrasında da törenlerle salınması geldi. Hiçbirinizin sesi çıkmadı.
301’e kimse dokunmadı. Sansüre kimse dokunmadı. Cinsiyet ayırımına kimse dokunmadı. Bir tek özgürlük vardı. Onun da adı türbandı. Türbandan yana isen özgürlükçü, karşı isen faşisttin. Tüm Türkiye bir metrekare bezin ucunda sallandı da sallandı. Hiçbirinizin sesi çıkmadı.
Bunlar demokrasi ayıbıydı, hukuk ayıbıydı, ahlak ayıbıydı, ayıbın kendisiydi, düpedüz ayıptı, ayıp!
Ama nedense AKP’nin hikmetinden sual olunmazdı.
Sustunuz!
Şimdi biri çıktı, sadece “Ne oluyor yahu?” dedi diye bir gürültü, bir tantana…
Siz, bunca demokrasi ayıbına başını çevirenler, hep bir ağızdan “Bu bir demokrasi ayıbıdır” demeye başladınız.
Oysa yapılan sadece demokrasinin gereğiydi.
Bu ülkede yasama varsa yürütme varsa yargı da vardı.
Ve elbet AKP’nin hikmetinden sual de olunurdu.
O yüzden şimdi de en iyi bildiğiniz şeyi bir kez daha yapınız.
Susunuz!
Bırakınız yargı işini yapsın!